PAH tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır ?

Cesur

New member
Bunun gerçek dünyadaki karşılığı da ilginç. İsveç PAH kayıt sistemi ve COMPERA verilerini birleştiren 1.611 hastalık bir analizde, başlangıçta üçlü tedavi verilen grupta beş yıllık sağkalım %91, ikili veya tekli tedavi verilen gruplarda %61 olarak bildirildi. Fakat burada çok önemli bir metodolojik ayrıntı var: Üçlü tedavi grubundaki hastalar daha gençti ve daha az eşlik eden hastalığa sahipti; dolayısıyla bu veriyi “üç ilaç kullanırsanız sağkalımınız %91 olur” şeklinde yorumlamak doğru değildir. Çalışmanın yazarları, hasta özelliklerinin sonucu etkileyebileceğini hesaba katan analizler de yaptılar.

Benim açımdan bu verinin en değerli mesajı şu: PAH tedavisinde ilaç sayısı tek başına başarı göstergesi değildir. Tedavinin hastanın başlangıç riskine, sağ ventrikül durumuna, egzersiz kapasitesine, biyobelirteçlerine, eşlik eden hastalıklarına ve tedaviye verdiği yanıta göre düzenlenmesi daha anlamlıdır.

Erkek ve kadın hastalar açısından günlük yaşamda ne değişiyor?

PAH'ın yaşam üzerindeki etkisini yalnızca tıbbi ölçümlerle anlatmak eksik kalıyor. Bir erkek hasta için örneğin merdiven çıkabilmek, işe düzenli gidebilmek, fiziksel aktiviteye geri dönebilmek veya hastaneye yatışları azaltabilmek daha ön planda olabilir. Başka bir erkek hasta ise tedavinin cinsel yaşam, iş gücü kaybı veya sürekli ilaç kullanma zorunluluğu üzerindeki etkisini daha çok sorgulayabilir.

Kadın hastalarda ise sosyal ilişkiler, aile sorumlulukları, gebelik planlaması, dışarıda ilaç veya pompa yönetimi, yorgunluğun sosyal hayata etkisi ve hastalığın çevre tarafından görünmez olması gibi konular özellikle konuşulabilir. Fakat bunları “erkekler şöyle, kadınlar böyle düşünür” şeklinde genellemek doğru olmaz. Aynı kişinin hayatının farklı dönemlerinde bile öncelikleri değişebilir.

Örneğin sürekli infüzyon gerektiren bir tedavide tıbbi etkinlik kadar “Bu cihazla işe nasıl gideceğim?”, “Seyahat edebilecek miyim?”, “Eşim veya ailem bu sürece nasıl dahil olacak?” gibi sorular da gerçektir. Bu nedenle PAH tedavisinin kardiyoloji ve göğüs hastalıklarının yanında hemşirelik, eczacılık, psikososyal destek, rehabilitasyon ve gerektiğinde kadın-doğum gibi disiplinlerle birlikte ele alınması anlamlıdır. ESC/ERS de PAH yönetiminde çok disiplinli yaklaşımın ve hastanın klinisyenlerle ortak karar vermesinin önemini özellikle vurguluyor.

İlaçların yan etkileri neden tedavinin bir parçası olarak konuşulmalı?

PAH ilaçlarında “ilaç başladı, artık sorun çözüldü” yaklaşımı gerçekçi değil. Ödem, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, kansızlık, tansiyon değişiklikleri, mide-bağırsak yakınmaları veya uygulama yoluna bağlı sorunlar kişinin tedaviye uyumunu etkileyebilir.

Örneğin AMBITION çalışmasında ambrisentan+tadalafil kombinasyonunda periferik ödem, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve anemi daha sık görülen yan etkiler arasındaydı. Macitentan çalışmasında da anemi dikkat çeken laboratuvar yan etkilerinden biriydi.

Burada önemli olan, yan etki görüldüğünde ilacı kişinin kendi kendine bırakmaması. PAH tedavisinde bazı ilaçların ani kesilmesi ciddi sonuçlara yol açabilir. “Bu ilaç bana dokundu, bıraktım” yerine tedaviyi düzenleyen merkezle görüşüp doz, ilaç kombinasyonu veya alternatif seçeneklerin değerlendirilmesi daha güvenli yaklaşımdır.

Gerçek hayattan bakınca başarı neyle ölçülmeli?

PAH hastasının “kendimi daha iyi hissediyorum” demesi elbette önemlidir ama doktorun takip ettiği tablo bundan daha geniştir.

Altı dakikalık yürüme mesafesi, WHO fonksiyonel sınıfı, NT-proBNP gibi biyobelirteçler, ekokardiyografi bulguları, sağ kalbin fonksiyonu ve gerektiğinde sağ kalp kateterizasyonu gibi ölçümler birlikte değerlendirilir.

Burada ilginç bir paradoks var: Bir hasta günlük hayatında kendisini daha iyi hissederken hastalığın bazı objektif göstergeleri hâlâ yüksek riskli olabilir. Tersi de mümkündür; hasta kendisini çok kötü hissederken tedaviyle bazı biyolojik göstergeler düzelmeye başlamış olabilir. Bu nedenle yalnızca semptomlara veya yalnızca tek bir test sonucuna bakarak tedavinin başarılı ya da başarısız olduğuna karar vermek doğru değildir.

Bu bakış açısı, PAH tedavisini bir “ilaç seçme” meselesinden çıkarıp sürekli veri değerlendirme sürecine dönüştürüyor. Başlangıç riski belirleniyor, tedavi veriliyor, belirli bir süre sonra yanıt değerlendiriliyor ve gerekirse tedavi değiştiriliyor veya genişletiliyor.

Forumda en çok konuşulması gereken sorular neler?

PAH konusunda deneyim paylaşanların birbirine sorabileceği bazı sorular bence şunlar:

• İlk tanı aldığınızda tek ilaç mı, iki ilaç mı başlanmıştı?

• Tedavi sonrasında altı dakikalık yürüme testinizde nasıl bir değişiklik oldu?

• Yan etki ile hastalık belirtisini birbirinden ayırmakta zorlandığınız oldu mu?

• İlaç sayısının artması günlük hayatınızı nasıl etkiledi?

• Sürekli infüzyon veya pompa kullananlar seyahat, iş ve sosyal yaşamı nasıl organize ediyor?

• Sotatercept gibi yeni tedaviler konusunda doktorunuzla hangi kriterleri konuşuyorsunuz?

• İlaçların kendisinden çok, tedavi sürecinin psikolojik veya sosyal tarafında sizi zorlayan ne oldu?

• Tedavi kararlarında “kendimi nasıl hissediyorum?” ile “test sonuçlarım ne söylüyor?” arasında nasıl bir denge kuruluyor?

Sonuçta PAH tedavisinde bugün elimizde yalnızca tek bir ilaç sınıfı yok. Endotelin reseptör antagonistleri, PDE-5 inhibitörleri, prostasiklin yolu ilaçları, riociguat ve son yıllarda sotatercept gibi farklı mekanizmalara sahip tedaviler bulunuyor. Klinik araştırmalar özellikle kombinasyon tedavisinin ve risk temelli yaklaşımın önemini gösteriyor. Ancak araştırmalardaki yüzde ve metre değerleri belirli hasta gruplarının ortalamalarıdır; bireysel tedavi yanıtını garanti etmez.

Bu yüzden “PAH için en iyi ilaç hangisi?” sorusunun tek bir cevabı yok. Daha anlamlı soru, “Benim PAH tipimde, risk düzeyimde, eşlik eden hastalıklarım ve yaşam koşullarım dikkate alındığında hangi tedavi stratejisi ve hangi takip hedefleri uygun?” sorusudur. Bu kararın deneyimli bir PAH ekibiyle birlikte verilmesi, ilaçların düzenli izlenmesi ve tedavi yanıtının yalnızca şikâyetlerle değil objektif ölçümlerle değerlendirilmesi güncel yaklaşımın temelini oluşturuyor.

Kaynaklar:

1. European Society of Cardiology / European Respiratory Society. 2022 ESC/ERS Guidelines for the diagnosis and treatment of pulmonary hypertension.

2. Galiè N. ve ark. Initial Use of Ambrisentan plus Tadalafil in Pulmonary Arterial Hypertension. New England Journal of Medicine, 2015.

3. Pulido T. ve ark. Macitentan and Morbidity and Mortality in Pulmonary Arterial Hypertension. New England Journal of Medicine, 2013.

4. Sitbon O. ve ark. Selexipag for the Treatment of Pulmonary Arterial Hypertension. New England Journal of Medicine, 2015.

5. Hoeper M.M. ve ark. Phase 3 Trial of Sotatercept for Treatment of Pulmonary Arterial Hypertension. New England Journal of Medicine.

6. U.S. Food and Drug Administration. Drug Trials Snapshot: WINREVAIR (sotatercept-csrk).

İlaçları karşılaştıran pratik bir tablo ekleKlinik çalışma sonuçlarını daha dikkatli çerçevele

İlaçları karşılaştıran pratik bir tablo ekle

Klinik çalışma sonuçlarını daha dikkatli çerçevele

İlaç uygulama ve izlem farklarını somutlaştır
 
Üst