Nesnel mi öznel mi ?

Cesur

New member
Nesnel mi Öznel mi? Bir Aşk Hikayesi… Ya da Belki de Bir Kargaşa!

Herkese merhaba! Bugün gerçekten felsefi bir soruyu ele alacağız… Ama merak etmeyin, çok da ciddiyet takınmaya gerek yok! Sonuçta, dünyada her şeyin ‘nesnel’ ve ‘öznel’ olduğu üzerine saatlerce tartışan insanlar var ve biz de onların çok da sıkıcı olmayan versiyonlarını burada bir araya getireceğiz. 😄

Hadi soruyu koyalım ortaya: Nesnel mi öznel mi? Kimin doğru olduğunu bulacak mıyız? Hayır, kesinlikle bulamayacağız. Çünkü aslında belki de sorunun cevabı, her şeyin perspektifimize bağlı olduğu gerçeğinde saklı. Yani işin özü, bakış açınıza göre değişen bir durumla karşı karşıyayız. Bu yüzden sorunun cevabını bulmak değil, üzerine eğlenceli bir şekilde düşünmek daha heyecan verici!

Nesnel Bakış Açısının Soğuk Rasyonelliği: Matematiksel Doğrular mı?

Nesnel olmak demek, her şeyin kesinliğini ve doğruluğunu kabul etmek demek gibi bir şey. Düşünsenize: Bir pizza var. Orada dört dilim kaldı ve biri daha alacak. Nesnel açıdan bakınca, o dilim birinin olacak ve bir dilim daha azalacak. Kesin, net ve tartışmasız! Kimse buna itiraz edemez, değil mi? (Tabii, eğer birisi çok açsa ve gerçekten de 4 dilim yemek istiyorsa, o zaman işler biraz karmaşıklaşabilir… ama haydi, buna da 'öznel' diyebiliriz!)

Şimdi, bu nesnel bakış açısına genellikle "erkekler" eğilimlidir diyebiliriz (bu tamamen bir genelleme, ama bazen gerçeği yansıtan bir genelleme olabilir). Çoğu erkek, olaylara daha çözüm odaklı ve veri odaklı yaklaşır. Kendisini bir problem çözücü olarak görür. Örneğin: “Hadi, şu pizza dilimini kim alacak” sorusu, bir erkek için, çözülmesi gereken net bir problem gibi gelir. En kısa ve en doğru çözümü bulmaya çalışır. "Bir dilim azaldı, öyleyse sırayla paylaşırsak bu adil olur," der ve konu kapanır. Mantıklı, değil mi?

Öznel Bakış Açısının Büyülü Dünyası: Duygular mı, İlişkiler mi?

Şimdi de diğer tarafa bakalım: Öznel bakış açısı. Burada işler biraz daha renkli, biraz daha… duygusal! Öznel bakış açısı demek, sadece görünenin değil, aynı zamanda hislerin, deneyimlerin ve ilişkilerin de dikkate alınması demek. Yani, pizza örneğimize dönersek, bu kez pizza diliminin kimin alacağına karar verirken, kimsenin aç olup olmadığını, kimin daha fazla çalıştığını ya da kimlerin özel bir şey beklediğini düşünürüz. İlişkiler, duygular ve o “kimsenin üzülmesini istemem” duygusu devreye girer.

Bunu, genellikle kadınların bakış açısına benzetebiliriz. (Evet, evet, burada da bir genelleme yapıyoruz ama ciddi anlamda klişelere girmeden!) Kadınlar, bir olayın sadece verileriyle değil, insan ilişkileri ve etkileşimleriyle ilgilenirler. Bir dilim pizza konusu, onları sadece karnını doyurmak için değil, herkesin eşit derecede mutlu olduğu bir çözüm bulma peşindedir. “Ah, şu kişi bu hafta çok yorgundu, belki ona vermeliyim” diyebilirler, ya da “Ona pizza vermezsek üzülür, hadi onu alalım” diye düşünülebilir.

Erkekler, Kadınlar ve Bu Nesnel-Öznel Çatışması: Kim Haklı?

Peki, hangisi doğru? Nesnel yaklaşım mı? Öznel yaklaşım mı? Aslında, bu tamamen bağlama göre değişir. Felsefi olarak, nesnellik, genellikle daha "mantıklı" ve "gerçek" olarak görülür. Yani, bir pizza dilimi kaldığında, nesnel bakış açısı, dilimin kime ait olduğu konusunda doğru bir karar almak ister. Çünkü doğrudan çözüm arayışındadır ve genellikle veriye dayalıdır. Ancak, bir ilişki bağlamında ya da sosyal dinamikleri içeren bir ortamda, bu yaklaşım bazen eksik kalabilir.

Öznel bakış açısı, daha çok "herkesin duyguları var" ve "kimse kırılmasın" anlayışıyla hareket eder. Herkesin tatmin olmasını sağlamak, bazen birkaç dilim pizza için daha fazla empati ve anlayış gerektirir. Bu, topluluk oluşturan ve ilişkileri güçlü kılan bir bakış açısıdır.

Tabii, bu bakış açıları sadece kadın ve erkekler arasında değil, her bireyde farklı şekillerde tezahür edebilir. Bir erkeğin de empatik, bir kadının da veri odaklı olabileceğini unutmayalım. Çünkü sonunda mesele, sadece pizza diliminden çok daha fazlasıdır.

Sonuç: Hangisi Gerçekten Önemli?

Nesnel mi, öznel mi? İkisi de! Her ikisi de doğru ve önemli, ama bağlama göre birinin diğerinden daha baskın olması gerekebilir. Nesnel yaklaşım, özellikle mantıklı ve veri odaklı kararlar almak için faydalıdır. Ancak öznel yaklaşım, insanları bir arada tutan, duyguları ve ilişkileri göz önünde bulunduran bir dengeyi sağlar. Hayatın her alanında, bir bakış açısına çok takılmadan, her iki perspektifi de dengelemeyi öğrenmek gerçekten çok önemli.

Sizce, gerçek hayatta her zaman nesnel mi olmalıyız, yoksa bazen duygusal kararlar almak, insanları bir arada tutmada mı daha önemli? Hadi, biraz düşünelim! Hangisi daha fazla rol oynuyor hayatınızda: mantık mı, duygular mı?
 
Üst